Devletten Devletin Derinliğine

1. Devlet bir milletin ortak iradesini, ortak gücünü, ortak varlığını simgeleyen mücerret/ soyut bir kavramdır.

Yani elle tutulmaz, gözle görülmez.

Bu haliyle devleti milletin imanı olarak düşünebiliriz.

Milletimiz bunu böyle düşündüğü için olmalı ki, devletine sımsıkı sarılmış, devletsiz olmayı, yeryüzünden silinmekle aynı olarak değerlendirmiştir.

Bunun içindir “ya devlet başa, ya kuzgun leşe” demesi.

Bunun içindir Türkün tarih boyu devletsiz olmayışı.

Bunun içindir “devlet ebed müddet çizgisinde” bir devlet anlayışına sahip oluşu…

Bunun içindir, devlete giydirilen ve devleti görünür kılan sistem, devleti sıktığı, devlete dar geldiği, devletin var oluş gerekçesi olan kimi görevleri yerine getirmesine engel olduğuna inandığı zaman, yeni bir sistemle yoluna devam etmesi…

Tıpkı içinde yaşadığımız zaman diliminde parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişimiz gibi…

Cumhurbaşkanlığı sistemi, devletin kimi görevlerini daha iyi yerine getirmesi için düşünülen ve uygulamaya geçirilen bir sistemdir.

Dünyada başarıyla uygulandığı ülkeler var.

Nüfusu ve maddi varlıkları fazla olan ülkelerde uygulanan bir sistem.

Elbet, hiçbir sistem kutsal olmadığı gibi, Cumhurbaşkanlığı sistemi de kutsal değil.

Elbet, bütün sistemler gibi, bizatihi iyi ve güzel değil.

Elbet, bütün sistemler gibi, iyiliği ve güzelliği sistemi yürütenlere bağlı…

Sistemi yürütenler iyi ve güzelse, sistem de iyi ve güzel olur.

Sistemi yürütenler iyi ve güzel değilse, sistem de kötü olur, çirkin olur, çekilmez olur.

Bir devlete giydirilen sistemin adı, biçimi, kalıbı, kıyafeti ne olursa olsun, sistem asıl değildir.

Asıl olan, ebed müddet çizgisindeki devlettir.

Asıl olan, kuzgunları başımıza üşüştürmeyecek devlettir.

Asıl olan, asli görevlerini hakkıyla yerine getirmesi istenen devlettir.

Evet, devlet asıl, sistem talidir…

2. Devlet mücerret bir kavram diyoruz.

Bu bakımdan görünmez diyoruz.

Devlete isim veren sistemler diyoruz.

Devlet yıkılmaz, yıkılan sistemlerdir diyoruz.

Bir milletin insanlık tarihi boyunca bir devleti olur diyoruz.

Eğer devlet yıkılırsa, bir daha kurulamaz diyoruz.

Bunun içindir ki, bizim gibi devletine sevdalı bir millet, devletini yıktırmaz diyoruz.

Çünkü bizim gibi devlete sevdalı milletlerin devletleri asırlara meydan okuyan, ufuklara kadar dallarını uzatan devasa ağaçlar gibidir, diyoruz.

Kızıl Elma bu sevdanın ifadesidir, kesinlikle ırkçılığın, kavmiyetçiliğin sembolü değildir, diyoruz.

İşte sevdası bu olan, devasa ağaçlara benzeyen devletimizin derinliği de böyledir diyoruz.

Kökleri toprağın en derinlerine kadar uzanan bir devlet…

Tam olarak mı?

Başı göklere eren, dalları ufukları aşıp Kızıl Elmaya kadar uzanan, kökleri toprağın en derinliğine kadar inen…

Bunun doğal sonucu olarak, dışımızdaki Haçlılaların ve Tapınak Şövalyelerinin…

İçimizdeki Boğaziçi Aşiretinin

Truva Atı Ashabının

Pakradunilerin

İki Kimliklilerin saldırılarına

Tarihi Coğrafyalarımızdan gelip CİA, MOSSAD, KGB, MI6, BND gibi istihbarat teşkilatları adına çalışanların bütün ihanetlerine, namertliklerine, alçaklıklarına, pislikliklerine rağmen yıkılmayışımız…

Her defasında küllerimizden doğar gibi yeniden ayağa kalkışımız…

Yani devletimizin muhteşem bir derinliğe, muhteşem derin bir güce sahip oluşundandır.

Bu derinliği derin devlet denilen asalak yapıyla, dış güçlerin emrinde olan çetelerle sakın karıştırmayın.

Yukarıda saydığımız ve içimizden gibi görünen yapıların tamamı derin devlet denilen çete yapılanmasının mensuplarıdır.

11 Kasım 1938’de yapılan ilk darbeden itibaren…

Ülkemizde yapılan bütün darbelerde

Bütün kalkışmalarda

Bütün faili meçhul cinayetlerde

Bütün terörist eylemlerde

Bütün bombalı saldırılarda

Bütün suikastlerde

Ve adını koyamadığımız her türlü namert hareketlerde

Bizden gibi görünen

Kimi zaman ismi ve cismi bizden olan namertler vardır.

Bunlar, bu çete mensupları, isimleri ve cisimleri bize benzediği için, bazı çevrelerce el üstünde tutulur.

Gerçek kimlikleri anlaşıldığında kaçacak delik arayacaklardır.

Tıpkı Feto’nun kulları gibi…

Rabbim bu milletin yar ve yardımcısı olsun…

Bu muhteşem milleti görmezden gelip de, Haçlılara, Tapınak Şövalyelerine ve yabancı istihbarat teşkilatlarına çalışan namertleri ise Rabbim kahretsin!

YAZARIN BİYOGRAFİSİNE BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ